Ders Çalışma Motivasyonu

Çocuk ve ergenler neden ders çalışmaya motive olamıyor? Son dönemlerde muayenehanemde özellikle sınav senesi olan çocuk ve gençlerle çalışırken aklımdan en sık geçen  sorulardan biri bu. Bu çocukların aileleri genelde ‘Hocam, çocuğumuz bize çalışsam ne olacak diyor’ diye başlıyor söze veya ‘İstese başarılı olur ancak istemiyor’ diyorlar. Onlar bunu çoğu zaman tembellik olarak nitelendiriyor ama aslında buradaki isteksizlik tembellikten çok daha derin bir tablo oluyor. Gelin birlikte biraz yakından bakalım.

Sosyolojiye de çok ilgili bir psikiyatrist olarak önce sosyolojik taraftan başlamak istiyorum. Bugünün çocukları bizim büyüdüğümüz dünyada yaşamıyor. Hız çağındalar. Kısa videolar, anlık bildirimler, sürekli değişen uyaranlar… Beyinleri sürekli “hemen ödül” almaya alışıyor. Ders çalışmak ise uzun vadeli bir yatırım. Hemen sonuç vermiyor. Tıpkı bir enstrüman veya spor dalında kendini geliştirmek gibi. Çünkü o da emek ve zaman istiyor. Bu çocuklar bu hobilere de genelde başlayıp kısa sürede bırakıyorlar. Yine sosyal medya veya tanıdık çevre üzerinden sürekli bir kıyas kültürü de var. “O kazanmış, bu derece yapmış, şu yurt dışına gitmiş…” Çocuk daha başlamadan kendini yetersiz hissedebiliyor. Bu da motivasyonu sessizce aşağı çekiyor.

Psikolojik tarafta ise iş biraz daha karmaşık. Motivasyon düşüklüğünün altında çoğu zaman kaygı, özgüven eksikliği ya da fark edilmemiş bir dikkat sorunu yatabiliyor. Örneğin çocuk derse oturduğunda gerçekten odaklanamıyorsa, bir süre sonra beyninde şu düşünce oluşuyor: ‘Nasıl olsa yapamıyorum.’ İşte bu öğrenilmiş çaresizlik motivasyonu bitiren en güçlü etkenlerden biri. Bazen de tam tersine, mükemmeliyetçilik devreye giriyor. ‘Ya yapamazsam?’ korkusu ya da ‘Başlasam da zaten hepsini çalışamam’ ‘İnsanlar çoktan ilerledi, çalışsam da kazanamayacağım ya da onlar kadar iyi olamayacağım’ düşünceleri derse başlamayı bile engelliyor.

Ergenlik dönemini de ayrı bir yere koymak lazım. Ergen beyni henüz planlama ve uzun vadeli düşünme konusunda tam olgunlaşmış değil. Ama duygular çok yoğun. Kimlik arayışı var, arkadaş ilişkileri ön planda, kabul görme ihtiyacı yüksek. Ders çalışmak ise genellikle ebeveyn beklentisiyle ilişkilendiriliyor. Bu da bilinçli ya da bilinçsiz bir direnç oluşturabiliyor. ‘Benim hayatım mı, yoksa ailemin projesi mi?’ ‘Sırf onlar istiyor diye ders mi çalışayım’ soruları çoğu zaman sessizce akıllarında duruyor.

Özetle, motivasyon eksikliği çoğu zaman tembellik değil; bir mesajdır. Bazen çocuk “zorlanıyorum” der, bazen “korkuyorum”, bazen de “anlam bulamıyorum.” Burada önemli olan sadece “neden çalışmıyorsun?” diye sormak değil, “Seni zorlayan ne?” diye merak etmektir. Çünkü gerçek motivasyon baskıyla değil, anlaşıldığını hissetmekle başlar.

Eğer çocuğunuzun gerçek potansiyelini gösteremediğini ve derslere motive olamadığını düşünüyorsanız, psikiyatrik muayeneye gelmenizi öneririm.

Güzel günlerde görüşmek dileğiyle 🙂

Uzm. Dr.
Selin Ayşe İpek Baş

Çocuk ve Ergen Psikiyatristi & Psikoterapist

Diğer Yazılarımız
Gece Ekran Kullanımının Psikolojik ve Davranışsal Etkileri Son yıllarda ailel...
Antalya’da çocuk ve ergen psikiyatristi arayışının en önemli sebeplerinden biri ...
Son yıllarda teknolojinin hayatımızdaki yeri arttıkça, çocuk ve ergenler için çe...
Çocuklarda okul fobisi, okula gitme konusunda duyulan yoğun kaygı ve korku durum...
Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB), dikkat eksikliği, hiperaktivite...
Yas, bireyin bir yakınının ya da sevdiği herhangi bir nesnenin kaybıyla ilişkili...
Kardeş… Karındaş… Aynı karından doğma… Ne kadar anlamlı ve güzel bir kelimedi...